Yolcu

image

Heey Çanakkale!
Otuz yıl önce tanıdığın çocuğum.
Otuz yıldır aynı yolun yolcusuyum. (Mustafa)

Zaman’ı İdrak – 2

image

Eğer gücüm yetseydi,
Boyumca kum saati,
Ömrümce hep taşırdım.
Zamanın bittiğini
Belki böyle anlardım. (Mustafa)

Zaman’ı İdrak – 1

image
Akrep ve yelkovan,
Şeytan işi olsalar.
Biri kaçar biri kovalar,
Böyle döner dururlar.
Buna aldanır insan.
Zaman sonsuz’a kanar.
Oysa fanus ve kumlar…
İnsan biteni anlar. (Mustafa)

Köklerden Göklere

image

Toprağa kök salmadan, göklere dal salmışsın,
Sonra böyle kuruyup baykuşa yurt olmuşsun.
Dallarını beslemezsen tutunduğun topraktan,
Onları kurutursun, sen de odun olursun.

Bak senden uzakta yeşil yeşil dallara,
Her birinin dalında birer birer aşina.
Dalları değil, göklere cıvıltısı yükselir,
Özünden beslenenler, bülbüllere aşina. (Mustafa)

Kuru Yapraklar

image

Dalda tek başına kurumaktansa, rüzgarda beraber savrulmak yeğdir; çünkü güzellik beraberliktedir. (Mustafa)

Beklemek…

image

Pişmanlığım oldun ihtiyar. Beklediklerimi değil, beklemediklerimi hatırlattın. (Mustafa)

Balonlar

image

Namlusu yamuk bir tüfekten gelecek,
saçma bir saçma yüreğini delecek
diye mi titrer balon?
Denizin üstünde soğuktan mı?
Çocukların ıssızlığından mı?
Bilemedim…
Ama gördüm kalanların sönük sevincini… (Mustafa)

Rüzgar

Rüzgarın sesi mi hoşuma giden,
Yüzüme çarpan serin nefesi mi?
Sanki hiç birisi değil de
Bir kavganın üzerine üzerine gitmek gibi…  (Mustafa)